hayatın rengi.. 的个人资料hayatın rengi!..kendinde...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
hayatın rengi!..kendinden öte bir yol için!..AHH MİN'EL AŞK!..Kalbin üzerinde titreyen hüzün..hayallerin sükutu...
|
|||||
|
|
9月11日 <..Efendimiz'in (sav) Duası..>![]() Resulullahin (s.a.v) Duasi Resulullah efendimiz, (s.a.v.) Veda haccinda, "Veda hutbesini" bitirdikten sonra Bilal-i Habesi hazretleri, ezan-i serifi okudu. Butun Eshab-i kiram, huzur ve husu icinde dinlediler. Peygamber efendimiz (s.a.v.) , namazi kildirdiktan sonra devesine bindi. Cebel-i Rahme'nin dibine varip kayalari onune alip, kibleye donerek vakfeye durdu. Herkesin vakfeye durmasini emretti. Daha sonra: "Hayir, ancak ahiret hayirdir." buyurdu. Mubarek ellerini gogus hizasinda kaldirarak, butun peygamberlerin yaptigi pek faziletli olan su duaya basladi. Bizlere, bu sekilde dua etmemiz icin isaret buyurmus oldu: "Allahu tealadan baska ilah yoktur. O birdir. Esi ortagi yoktur. Mulk, O'na aittir. Hamd, O'na mahsustur... Ey Allahim! Kabir azabindan, kalbin vesvesesinden, islerin daginikligindan sana siginirim! Ey Allahim! Ruzgarlarin getirdigi afetin serrinden sana siginirim! Ey Allahim, gozumde bir nur, kulagimda bir nur, kalbimde bir nur yarat! Ey Allahim, gogsume genislik ver, isimi kolaylastir! Ey Allahim! Kalbe vesvese veren seytandan, islerin karisikligindan, kabir fitnesinin serrinden, gecenin getirdigi seylerin serrinden, gunduzun getirdigi seylerin serrinden, korkunc ruzgarlarin getirdigi afetlerin serrinden, zamanin nobet nobet gelen mihnet ve belalarinin serrinden sana siginirim! Ey Allahim, sagligin hastaliga cevrilmesinden, birden bire gelip catacak azabindan ve butun gazabindan sana siginirim! Ey Allahim! Beni hidayetine ulastir. Gecmisimi, gelecegimi bagisla! Ey bas vurulacaklarin en hayirlisi! Kendisinden istenilenlerin en keremlisi, en cok vereni! Ey Allahim! Sen, sozumu isitiyor, yerimi goruyor, gizli, acik neyim var ise biliyorsun. Islerimden hic biri sana gizli degildir. Ben caresizim, yoksulum. Senden yardim ve eman diliyorum. Korkuyorum. Kusurlarimi itiraf ediyorum. Bir caresiz, senden nasil isterse, ben de oyle istiyorum. Zelil bir gunahkar, sana nasil yalvarirsa, ben de oyle yalvariyorum. Yuce huzurunda boynunu bukmus, senin icin gozlerinden yaslar bosanan, senin ugrunda butun varligini zelil eden, senin icin burnunu topraklara surten bir kulun sana nasil dua ederse, ben de oyle dua ediyorum! Ey Rabbim! Duami kabul buyurmaktan beni mahrum eyleme. Bana Rauf ve Rahim ol! Ey istenilenlerin en hayirlisi ve verenlerin en keremlisi!.. Ben, sana her an muhtacim. Senin ise, bana hic ihtiyacin yok. Sen, ancak yaratanim olarak beni bagislar, affedersin. Ey duacilarin dualarini kabul eden! Ey umit baglananlarin en ustunu! Islamiyet ve Muhammed (aleyhisselam) uzerindeki himayen hurmetine sana yoneliyorum. Benim butun suclarimi bagisla! Beni su durdugum yerden butun hacetlerimi yerine getirmis, dileklerimi ihsan buyurmus, temennilerimi gerceklestirmis olarak dondur!.. Bizler, topluca senin Beyt-i Haram'ina geldik. Su buyuk Mesair'de vakfeye durduk. Su mubarek yerlerde hazir bulunduk. Umidimiz, yuce katindaki sevab ve mukafata nail olmaktir. Umidimizi bosa cikarma Allahim!" Resulullah efendimiz, bu duadan sonra vakfe yapti. Aksam uzeri: "Bugun, dininizi sizin icin ikmal eyledim. Uzerinize olan nimetimi tamamladim ve size din olarak Islamiyet'i vermekle razi oldum (Maide suresi: 3) mealindeki ayet-i kerime nazil oldu. Boylece, Islam dini ikmal bulmus oldu. Bildirilmemis, aciklanmamis hicbir emir, yasak kalmadi. Kisa bir muddet sonra da bu fani dunyadan ayrildi. Allah O'nun sefaatine nasip etsin bizleri... Amin! 9月4日 EĞer Bİrini SEviyorsan Onu SErbest Bırak!..ğer birini seviyorsan, Onu serbest bırak Dönerse senindir Dönmezse zaten senin hiç olmamştır. Yeni Versiyonlar (Karamsar) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Dönerse senindir Zaten dönmeyeceğide kesindir. (İyimser) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Üzülme, dönecektir (Aldırmaz) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Bir müddet bekle Dönmezse unut gitsin (Şüpheci) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Dönerse bu işte bir bit yeniği war demektir. (Greenpeas) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Aslında bakarsan tüm canlılar hür olmalıdır. (Biyolog) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Evrimini tamamlaması mümkün olsun. (İstatistik) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Seviyorsa dönme ihtimali çok yüksektir Sevmiyorsa zaten korelasyon yoktur. (Aşırı sahiplenici tip) Eğer birini seviyorsan Onu kesinlikle serbest bırakma!!! (Psikolog) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Dönerse kendine güveniyor demektir Dönmezse süperegosu baskın demektir Gitmiyorsa manyak demektir (Mali Eksper) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Dönerse borç almaya devam edebilirsin Dönmezse ara ve borclarının üstüne yattığını söyle!!! (Bencil) Eğer birini seviyorsan Kendini serbest bırak Niye diye sorarsa Seni hiç alakadar etmez!!! de. (Muzip) Eğer birini seviyorsan Onu serbest bırak Dönerse bir daha serbest bırak Gene dönerse gene bırak 12月29日 ay terapisi-2![]() Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla!.. Ay terapisi -2 Hüzünlü bir gece!..Yüreğim ağlıyor ..Dünyanın yükünü sırtına yüklemiş; benim dünyamda, işte akşam!..ve gece..Benim dünyamı da içine almış şu kainatta da işte akşam! ..ve gece.. iki geceyi de aydınlatan, huzura erdiren işte ay!..iki dünyaya da selam verdi.. Hayatın rengi: ‘Hoş geldin AY YÜZLÜMÜN YANSIMASI!.. Hoş geldin Benim gecemin ve şu kainatın gecesine. Başını eğip edeple karşılık verdi :’ Hoş bulduk hayatın rengi!.. Yüzünde hüzün var senin bu gece paylaşır mısın benimle?.. Gecenin dostuna anlatmayacak mısın? ’… Hayatın rengi: ‘Ey AY YÜZLÜMÜN YANSIMASI!..Sen kabir alemini gece tepeden seyrettin mi hiç?..Ben bugün gündüz kabir aleminin en güzel sahiplerinden bir zatı ziyaret ettim..Kim biliyor musun? Eminim ki senin gece dostlarından biriydi..ESSEYYİD ABDULHAKİM ARVASİ (KS)hz. ..Bağlum da ..Sıkıntılı bir yolculuktu aslında ama elhamdülillah değdi..Narin, mütevazi bir kabirdi..Onun yanında o kadar huzurluydum ki.VARLIĞI ALLAH’I HATIRLATAN BU MÜBAREK ÖLÜMÜNDE BİLE RUHLARI DİRİLTMEYE DEVAM EDİYOR ALLAH’IN İZNİYLE..CAN ÇEKİŞEN BU BEDENİME YENİDEN DİRİLİŞ OLDU BU ZİYARET..HALKTA HAK İLE OLMAYI BAŞARAN BU GÜZEL ZATIN YANINDA DÜNYADA OLDUĞUMU AMA O’NUN’LA NEFES ALDIĞIMI HİSSETTİRDİ BANA..O GÜZEL ZATIN PENCERESİNDEN KENDİ NEFSİME BAKTIM..GEÇMİŞİME , GELECEĞİME, AN’IMA ..AÇLIĞIMI SUSUZLUĞUMU HİSSETTİM YİNE AŞKIN SAHİBİNE..KALBİMİN ÇIĞLIKLARINI DUYUYORDUM ŞİMDİ..HANİ ALLAH TEALA BİR AYETTE DİYOR YA: ‘KALPLER ANCAK ALLAH’I ZİKRETMEKLE MUTMAİN OLUR’..kalbimin çenesini kapatıp, aklımı konuşturmaya çalışmışım şu zamana kadar..ya da kalbimi boş şeylerle meşgul edip aklımın olgunluğuna erememişim.. ve yine ALEMLERİN RABBİ diyor ya bir ayette:’KULUM BANA BİR ADIM YAKLAŞIRSA BEN ONA ON ADIM GELİRİM, KULUM BANA YÜRÜYEREK GELİRSE BEN ONA KOŞARAK GELİRİM..’ Ya ayaklarımı kırmışım yürüyemiyorum yada yolların şaşmazlığında şaşmışım..Ya Rabbim ben sana bir milim bile gelememişim..Senin verdiğin bu ayakları senin yolunda yürümek için kullanamadım..hep çukurlara ve engellere takıldım.affet beni..ne olur ..affet.. … Ve bu güzel zatın en güzel sözünü düşündüm.. O’NU BULAN NEYİ KAYBEDER. O’NU KAYBEDEN NEYİ BULUR?. İşte böyle AY YÜZLÜMÜN YANSIMASI,ruhumun O’NA olan açlığının ve susuzluğunun inleyişleri bunlar..bu hüzün O’NSUZLUĞUN hüznünü çekiyor..elhamdülillah ki senin gibi bir dostu gönderdi bana..KENDİ HABİBİNİN yansımasını görmem için senin yansımanla içimi aşkla yansıttı bu gece..ÜSTAD N. FAZIL’ın hocası olan bu güzel zata selam ve dua ile…O’NU hatırlatan her şey o kadar güzel ki.. AY YÜZLÜMÜN YANSIMASI diyor ki: ‘ hayatın rengi günün bereketli geçmiş…çok şey almışsın gündüzden ..ve şuanda geceden alıyorsun inşallah tüm bereketiyle..onlar benimde dostum..BENİMLE BİRLİKTE ALEMLERİN RABBİNİ ZİKREDERLER VE TEFEKKÜR EDERLER..ilmin ışığını da gece sindirirler akıllarına ..gündüzde halkla birlikte olmalarına rağmen kalpleri de hep ALEMLERİN RABBİYLE..ALLAH onlardan razı olsun..gecenin sahibine emanet ol hayatın rengi.. AY IŞIĞINDA SAKLIDIR!.. (kahırdan damlayan mürekkepten..) hayatın rengi.. 12月1日 <--sen yeter ki RAbbe tevekkül et!...-->
Dertler, acılar ve çaresizlikler... İnsan eli kolu bağlı bir vaziyette Rabbi'ne (Celle Celaluhu) teslim olduğunda, karanlıklar aydınlığa döner. Herşeyin en iyisini bilen O'dur (Celle Celaluhu). Bizim gidecek başka kapımız mı var?ALINTI... __________________ 9月30日 --->TUTUN Kİ düşmesin RUHUMUZ!..![]() Sizi rüyada dahi göremeyenlerdenim. Sizi bir kere dahi hayalinde canlandıramayanlardan. Ne takatim vardı buna, ne de becerim. Biz rüyaların insanları değildik. Zor zamanların çocuklarıydık. Rüyaları dahi elinden alınan. Ama biliyor musunuz? Bunu hiç dert etmedim. Etmek istemedim. Çünkü her yerde sizin izinizi gördüm. Sizin her varlığa düşen nurunuzun ışıltısıyla evrenin dili çözüldü. Dilsizlikten kurtulup O’nu anlatan sözcüklere dönüştü. O’nu anlatan bir şarkı gibi seslendi evren. Her varlık parçası suskunluğunu bozdu, en tatlı sözcüklerle O’nu anlattı. Evrenin dilinin sözcükleri sizinle kalbimize taşındı. Kalbimiz sizinle kederlerini teselli etti. Siz bize kederin bile içindeki sevinci gösterdiniz. Kederlerimizi, sıkıntılarımızı, dertlerimizi bile sevdirdiniz. En güzel bir sabırla sabretmeyi, sıkıntılara göğüs germeyi tam tamına ancak bir tek siz başardınız. Siz bir sır çözücüsüydünüz. Sırlar sizin önünüzde çözüldü, sırlar önünüzde diz çöktü. Sözcükleriniz ne tatlı, ne kadar sahiciydi. Nereden öğrendiniz bunları? Siz hep buradasınız. Yanı başımızda. Bir rüyada bile yüzünüzü görmedim. Biliyor musunuz, bunu hiç dert etmedim. Çünkü sizi hep burada hissetim. Her iyiliğin, güzelliğin, hayrın içinde sizi buldum. Her kasvetli yaşantıda aklımızı ışıttınız. Olaylara bakışınız, yüzünüzdeki bakış gibi imdadımıza yetişti. Sözcükleriniz en kalın kasvetlere yetti. Ay ve siz. Siz ve ay. Dağlar ve siz. Siz ve dağlar. Siz ve arkadaşlarınız. Arkadaşlarınız ve siz. Kuşlar ve siz. Siz ve kuşlar. Çöller ve siz. Siz ve çöller. Siz ve eşleriniz. Eşleriniz ve siz. Siz ve tüm insanlık halleri. Tüm insanlık halleri ve siz. Ne kadar çok şey yaşadınız. Yaşamadığınız bir hüzün kaldı mı sahi? Nasıl dayandınız tüm bunlara? Babanızın siz doğmadan öldüğünü ne zaman öğrendiniz? Öğrendiğinizde neler yaşadınız? Annesiz büyümek nasıl bir mahrumiyetti? Akranlarınızla oynarken onların “Anne, baba” diye seslenmelerini duyduğunuzda gizli gizli ağlar mıydınız, boynunuz bükük hisseder miydiniz kendinizi? Amcalarınızın yanında büyümek nasıl bir kırıklıktı? Eşiniz öldüğünde nasıl dayandınız buna? Ne olur söyleyin. Yalvarırım söyleyin. Özleminizi nasıl giderdiniz? Sevgili amcanız öldüğünde kalbiniz duracak gibi oldu mu? Hayat başınıza yıkıldı mı? Çocuklarınız öldüğünde hangi sözcüklerin bağrına yaslandınız? Ayrılık acısının sızısını ne ile dindirdiniz? En anlamlı mucizelerinize dahi “Bu bir sihirdir” dendiğinde içinizde bir fırtına koptu mu? Kırıldınız mı? Kırıldığınızda kalbinizden geçen ilk cümle neydi? Size yüz çevrildiğinde O, sizden ne demenizi istedi ve siz ne dediniz? Taif’ten dönüşünüzde nasıl yakardınız Rabbinize? Bu soruların yanıtları ruhumuzu üşümekten kurtardı. Ruhumuzu tuttu, düşmekten kurtardı. Sizin yanıtlarınızın dışında her cümle, gökteki yıldızlarla ısınmak kadar sahte ve yalancıydı. Yalan tek bir sözcük çıkmadı dudaklarınızdan. Sözcükleriniz heva ve hevesin semtine uğramadı hiç. Ne kadar sahiciydiniz ve ne kadar güçlü. Kederden kedere geçtiniz. Karanlıktan karanlığa geçirdi sizi Rabbiniz. Ama siz, her karanlıkta bir nur buldunuz. Sizin tecrübeleriniz olmasaydı biz sahici bir yaşamı nasıl bulacaktık? Siz bize hayatı sundunuz. En gerçeğinden. Bize hayatlarımızı sundunuz. Aydınlık ve karanlığı ile. Siz karanlığı dağıtan nur idiniz. Biz ancak sizinle tahammül edebiliyoruz hayata, inanın. Sizin sözcüklerinizle. Sizin kalbinize ne iyi geldiyse, bizim kalbimize de ancak o iyi gelebiliyor. Sözcükleriniz ne kadar güçlü? Kalbiniz. O sonsuz derinlikli kalbiniz. Ne kadar güzel sevdi O’nu. Tüm davranışlarınız O’nun içindi, O’nu sevindirmek için. Ayı neden çok seviyoruz biliyor musunuz? Siz sevmeseydiniz, biz ayı nasıl sevebilirdik? Gece vakti gözlerinizi dikip “Seni Yaratanla beni Yaratan aynı” demeniz aklımıza geliyor. Biz de sizin gibi seslenmeye çalışıyoruz aya. Ayı ne kadar güzel sevdiniz. Ay sizi ne kadar çok sevdi. Ayı her seyredişimizde gördüğümüz nur, sizin nurunuzun tecellisi oldu. Ve nurunuzla şimdi de buradasınız. Yoksa ayı seyretmenin bir anlamı olur muydu? Ya da aydaki anlamı biz başka nasıl bulurduk? Sağ eliyle yemek yiyorsa bir insan ve bunu siz yaptığınız için yapıyorsa, bu eylemin içinde siz varsınız. Bir çiçeği incitmeyen bir insan, davranışındaki bu nezihliği sizden başka kimden öğrenmiştir ki? Ne kadar nezihsiniz. Ne kadar kibar, ne kadar ince. Siz buradasınız. Yemeğe başlarken “Bismillah” diyorsak, bunu sizden öğrenmişizdir. Namaza başlama biçimimiz, namazdan sonra ettiğimiz dualar sizin dualarınız değil mi? Yoksa, biz nereden bilirdik en anlamlı duaları? Belki bir rüyada bile göremedik sizi. Ama hayatımızın her halinde silinmez izlerinizi gördük. Kılıcınızın üzerinde “Gelmeyene gideceksin” yazıyordu. Biz size gelemedik. Siz bize geldiniz. Hoş geldiniz. Ne güzel geldiniz. Siz hep güzel gelirdiniz. Evimize girerken sağ ayağımızı attık önce. Bunu sadece sizin için yaptık. Sizi hatırladık. Ağzımızdan nazik sözcüklerin çıkmasında sizi bulduk. İhtiyacı olan birinin ihtiyacını gidermemiz, sizin kalbinizdeki merhametin bir sonucu değil mi? Eğer hayat yolunda zerre kadar doğruluğun içindeysek bu doğrulukta siz varsınız. Biz doğru nedir ancak sizinle bildik. Hayatımızdaki her iyiliğin sizin nurunuzdan çıktığının farkındayız ve bu, kalbimizi kalbinize bağlıyor. Eğer bir insan bizden korku değil emniyet, düşmanlık değil kardeşlik ve dostluk görüyorsa bu, sizin burada olmanızdandır. Siz kâinatın en emniyet duyulacak insanısınız. Biz de sizin yolunuzda düşe kalka yol almaya çalışan yolcular. Sizi özlüyoruz. Size duyduğumuz özlemi sizin gibi yaşamaya çalışmakla, sizin gibi teselli aramakla, sizin gibi sabretmeyi öğrenmekle gidermeye çalışıyoruz. Siz bize, size nasıl ulaşacağımızı bile öğrettiniz. “Ben size en güzel rehber değil miyim?” dediniz. Ne güzel dediniz. Bize hayatı öğrettiniz. Yaşamak ancak sizinle kolaylaştı. Siz “güzel ahlak” idiniz. Güzel ahlakı hallerimize kattıkça o hallerin içinde sizi buluyoruz. İstersek sizi birçok şeyle hatırlarız. Hayata bakışınızla, çocuğunuzu sevme biçiminizle, ayı seyrederken ağzınızdan dökülen sözlerle, Rabbinize tanıklık etme biçiminizle, giyiminizle, dişlerinizi günde birden çok kere temizlemenizle. Ne kadar çok buradasınız. Siz her varlığın ve her zamanın kalbindesiniz. Her davranışınız O’na bir yakarıştı. Kâinat sessizce konuşuyordu. Kâinatın sessizce konuşan en anlamlı diliydiniz. Sizin gibi yaşamaya çalışmamız da her daim bizi O’na götürüyor, bize O’nu hatırlatıyor. Siz ne güzel bir hatırlatıcısınız. Siz en güzel müjdeleyensiniz. Siz en anlamlı varlıksınız. Çünkü O’nu anlatan en güzel sözcük siz oldunuz. En güzel sözcükler de sizden çıktı. Sizin hayatta O’nu unuttuğunuz bir an bile olmadı. Bu sizin en büyük onurunuzdu. Ne kadar onurluydunuz. Biz de sizi hayatımıza katmakla onurlanıyoruz. Siz bizim için en büyük onur oldunuz. Bize ne umut veriyor, biliyor musunuz? Biz de sizin dünyanızda çok önemli olduk. Üzerimize o kadar titrediniz ki. Dualarınızdaydık. Hüzünlerinizde, acılarınızda, şefkatinizde, merhametinizdeydik. Size sonsuz karşılık vermek isteriz ancak bunu yapacak takatte değiliz. Ama Rabbimizin size sonsuz karşılık vermesi için duadayız. Sizi elimizden geldiğince hayatımıza katmaya çalışıyoruz. Daha çoğunu yapmak isterdik. Bu niyete sahibiz. Biz ancak size tutunabiliyoruz, ancak size güven duyabiliyoruz. Sizin gibi yaşamak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Nasıl bu dünyada nasıl tuttuysanız ruhlarımızı, ölünce de teslim etmeyin azap meleklerine. İnsan olarak sizden başka hiçbir güvencemiz yok. Sizin kalbinizden başka güvenli bir kalp yok. Biz zor zamanların çocuklarıyız. Bizden gözlerinizi ayırmayın lütfen. Yaşam tarzınızı yaşam tarzımız kılma gayretiyle size tutunmaya çabalıyoruz. Tüm hoyrat ellere rağmen. Biz size tutundukça sizin de bizi tutacağınızı biliyoruz. Tutun ki düşmesin ruhumuz. Hiçliğin, yokluğun, karanlığın ellerine düşmesin ve yanmasın ruhumuz. MUSTAFA ULUSOY __________________ |
|
|||
|
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler! |
|||||
|
|